Bugüne kadar Kars’la ilgili okuduğunuz her şeyine hayran yazılardan biraz daha farklı bir yazı olarak bunu yazıyorum hala okumak istiyorsanız başlayalım.

Öncelikle bu kış Kars’a gitmek istiyorsanız elinizi biraz sıkılı tutmalısınız çünkü donmuş Çıldır Gölünün erimeye başlamasına sayılı günler kaldı. Kars size de benim gibi çok uzak kalan bir şehirse en uygun ulaşım aracı uçak olacaktır. Evet Doğu Ekspresi de harika bir seçenek ama Ankara’dan itibaren 24 saat sürdüğünü unutmayın ve yalnızsanız uzak durun :)) ya da benim gibi yapıp sabah erken saatlerde Erzurum’a uçun. Erken saatlerde Erzurum’a geçin ki şehir merkezinde geçirecek birkaç saatiniz olsun. Bu sürede de Çifte Minerali Medreseyi ziyaret edebilir ve cağ kebabını yerinde yemiş olabilirsiniz. Doğu ekspresi Erzurum’dan 14:50 de kalkıyor. Bu zamana kadar iki üç saat fazlasıyla yetecektir. Ama ben cağ kebabını trene söyliyecem diyenlerdenseniz bir daha düşünün. Gördüğüm kadarıyla çokta sıcak gelmiyor ve yolcular genelde hayal kırıklığına uğruyor benden söylemesi J.

Bizim trenimiz zamanında kalktı ve son dört saatlik yolculuğumuz başladı. İlk tren yolculuğum olacağı için neyle karşılaşacağı bilmiyordum ve çekmek istediğim birkaç kare fotoğraf için cam olmasını istiyordum o yüzden ben tercihi örtülü kuşetliden yana kullandım. Ama öyle olmuyormuşL. Cam ama üstte küçük ve ordan çekim yapmak imkansız gibi o yüzden bende yemek vagonuyla kendi vagonum arasında kalan bağlantı yerinde kapıyı açarak sonuca ulaştım. Ancak bu zorlu ve biraz tehlikeli bir hareket. Zaten makinistin uyarısıyla vagon görevlisi gezinmeye başladı (kimin yaptığını bulmaya çalıştı).

 

IMG_1705 

 Neyseki trende benim gibi şansınız olursa iyi arkadaşlarla tanışabiliyorsunuz. İnternette olunca dört saat bir şekilde geçiyor. Tanıştığım iki arkadaşın önceden tanıştığı iki kişiyle birlikte ertesi gün taksi tutup Ani Harabelerine ve Çıldır Gölüne gitmeye karar verdik ve yolda bir taksiciyle iki yer için 250 TL ye anlaştık. Ani Harabelerine İl Özel İdaresinin çok uygun bir ücrete günde iki sefer düzenlediğini duymuştum ama buna gerek kalmadı. Sizler için bu alternatifte burada dursun. Ancak Çıldır Gölü için böyle bişey yok fakat orada tanıştığınız birileri mutlaka oraya gidecektir ve onlarla taksi tutabilirsiniz ya da üç dört kişiyseniz araç kiralayabilirsiniz ama bence hiç gerekli değil çünkü hemen hemen aynı maliyette oluyor. Konaklamak için uygun olduğundan öğretmenevini tercih ettim. Çok büyük beklentileriniz olmasın J ama kahvaltı dahil 37,5 lira gibi bir ücreti düşünüce çok mantıklı.

Sabah önceden belirlediğimiz gibi saat sekizde taksimiz geldi ve ilk rotamız olan Ani Harabelerine doğru yola çıktık. Ani Harabeleri şehir merkezine 45 km uzaklıkta ve yolu gayet güzel. 45 dakikalık bir yolculuktan sonra Ani Harabelerindeydik. Saat 8:45 olduğundan kimsecikler yoktu (girişteki görevli dahil J). Harabelere girdiğiniz dakikalarda telefonuza muhtemelen bir uyarı mesacı gelecek. Çünkü tam sınırdasınız ve telefonunuzun uluslararası dolaşımı açıksa Ermenistan’dan çekmeye başlıyor J. Bizim şoförümüz çok iyi niyetli biriydi ve adeta bir rehber gibi bizimle tüm parkuru yürüdü ve küçük küçük bilgiler verdi. Gerçekten çok harika bir yer ve karlar altında daha bir ihtişamlı. Hemen karşınızda Ermenistan ve aramızda akan Arpaçay Nehri… bu arada Ani Harabelerine ait olan bir kale kalıntısı karşıda kalmış durumda ve Ani Harabelerine gelen turistleri gördükçe karşıdakiler sinirleniyormuş bu duruma 🙂IMG_1960

 

)IMG_1504IMG_1784

 Ani Harabelerini gezerken aklımda hep dönen soruları size de söyliyeyim. Bu soğukta burda nasıl yaşamışlar, nasıl olmuşta yıllarca cazibe merkezi olmayı başarmış, nasıl olmuşta hep sahip olunmak istenen bir yer olmuş…

Ayakta kalan yapıları gördükçe yıkılanları merak etmeden duramıyorum. Biz gezmeye başladığımızda hava sıcaklığı -12 derece gibiydi ancak parkurun sonlarına doğru hava daha da soğudu biz de biraz daha hızlı hareket ederek yaklaşık olarak iki saatte turumuzu tamamladık. 

Burdan sonra bir sonraki rotamız olan Çıldır Gölüne doğru yola çıktık. Tabi önce geldiğimiz yolu geri dönüp Kars’a yaklaşık 70 km uzaklıktaki Çıldır Gölüne görmeye başladığımızda saat 12:00 geçmişti. Burda dikkat etmeniz geren birşey var bazı turlar ya da taksi şoförleri sizi gölün kenarındaki ilk balıkçıya götürebilirler ama asıl gidilmesi gereken yer Atalayın Yeri diye geçiyor ve orası biraz daha ileride. Oraya vardığımızda hemen atlı kızakların yanına gidip binmek istediğimizi söyledik. Kızaklar iki kişilik ama dilerseniz üç kişi de binebilirsiniz ama üçüncü önde oluyor, kızağı kullanan kişinin yanında. Kızak ücreti kişi başı 15 lira ve yaklaşık 15 dakika kadar sürüyor ve birçok blogda gördüğünüz öyle büyüleyiciydi, efsaneydi gibi bir şey değil. Atlar hafif tempoda ilerliyorlar, bu esnada kızağı kullanan kişi türkü söylüyor, belki de en güzel tarafı bu. Gölde 5-6 dakika ilerleyince küçük bir mola verip fotoğraf çekiyorsunuz ya da arkadaşlarınıza poz veriyorsunuz. Sonrasında tekrar hareket edip başladığımız noktaya varıyoruz. Atalayın Yeri bir balık restoranı ve tahmin ettiğiniz gibi salaş bir mekan. Gölden tutulan balıkların yanında tavukta yapıyorlar. IMG_1804

DSC_0821

IMG_1883

IMG_1955

IMG_2059DSC_0975

IMG_2056

Yemekten sonra olmazsa olmaz balık tutmaya geçiyoruz. Çıldır Gölünde ziyaretçilere balık tutma deneyimi yaşatan iki balıkçı arkadaş var ve gördüğüm kadarıyla hemen hemen herkese onlar yardımcı oluyorlar. İyi bir pazarlıkla kişi başı 10 liraya kadar da iniyorlar ve bence fazla vermeyi de gerektiren bir etkinlik değil. Burada karşılaştığım çok ilginç bir olayla karşılaştım bu balık tutma ağ çekme işleri pek hayal ettiğimiz gibi bir şey değilmiş. Çünkü her ağdan balık çıkmayabiliyor ve bir öncekinden balık çıkmışsa tekrar o ağa konup o seferden çıkmış gibi gösterip istediğiniz fotoğrafları çekebiliyorsunuz 🙂

IMG_1810

Bir küçük uyarı daha saat üçten sonra gölde kalmamaya çalışın çünkü soğuk bir anda çöküyor ve gerçekten çok soğuk oluyor.

Dönüş yolunda yorgunluktan uyuya kalabilirsiniz, soğuk ve yorgunluk çok tatlı uyku yapıyor 🙂

Dönüşte taksici arkadaşa rica ederseniz Kars Kalesine çıkabilirsiniz zaten şehir merkezinde sayılır ve gün batımında Kars manzarası harika oluyor.

IMG_2478

Eğer Kars’a geçirecek bir gününüz daha varsa ve Sarıkamış’a kayak yapmaya gitmeyecekseniz Kars sokakları sizi bekliyor.

IMG_2048Sabah 8:00 de tren garında güne başlayıp kalkışını izliyebilir ve çok değişik bir alternatif olarak mal meydanına geçebilirsiniz. Mal meydanı gerçekten çok hareketli bir hayvan pazarı. Herkes pazarlık halinde kamyonlarla büyük baş hayvanlar gelip kamyonlarla gidiyorlar.

Mal meydanından sonraki ilk durağım Fethiye Camiiydi. Burası ilk olarak Rus işgali zamanında kilise olarak yapılmış, sonrasında spor salonu olarak kullanılmış şimdilerde ise cami olarak kullanılıyor ve mimarisiyle mutlaka görmeniz gereken bir yapı. Sonrasında kendinize Kars sokaklarına bırakabilirsiniz. Burada birçok devlet binası Rus mimarisine ait yapılardan oluşuyor. Sadece devlet binaları değil Rus işgalinde Kars’a gelen Rus hanedanlarının kendileri için yaptırdıkları şimdilerde aynı adla otel olarak kullanılan konaklar, kafeler mutlaka görülmesi gereken yapılardan.

IMG_2176

Padişah III. Murat’ın emriyle Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan taş köprüyü de listenize eklemeyi unutmayın.

 

IMG_1612            Eğer ben gibi tatlı severgillerdenseniz Künefeci Hasan Ustayı şiddetle tavsiye ederim, son zamanlarda yediğim en güzel künefeydi 🙂

 

 

 

 

 

 

1 Yorum
  1. Nazlı karacan 5 sene önce

    Karsa gitmek istiyordum.Çok bilgilendirici olmuş elinize sağlık

Bir Cevap Bırakın

©[2021] Wanderlust Cafe created by myminiworks

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account